Hükmün tefhiminde, mahkemenin sadece 'davanın kabulüne' veya 'davanın reddine' şeklinde bir ifade kullanması, HMK m. 297 ve 321 açısından yeterli midir?
Hayır, yeterli değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/23004 sayılı kararında da belirtildiği gibi, HMK m. 297/2, hüküm sonucunun, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesini gerektirir. 'Davanın kabulüne' şeklindeki bir tefhim, bu unsurları içermediği için usule aykırıdır ve bozma nedenidir.