Bir davada, davalıya yapılan tebligatın, Tebligat Kanunu m. 21/2'ye göre doğrudan MERNİS adresine yapılması her zaman usulüne uygun mudur?
Hayır, her zaman uygun değildir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/8912 E. sayılı kararında da açıklandığı gibi, tebligat öncelikle kişinin bilinen en son adresine (bu adres MERNİS adresi olsa bile) normal usullerle (Tebligat Kanunu m. 10/1 ve 21/1) çıkarılmalıdır. Bu tebligatın yapılamaması veya adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması halinde, ikinci aşamada MERNİS adresine m. 21/2'ye göre (mavi zarfla) tebligat yapılabilir. Doğrudan m. 21/2'ye göre tebligat yapılması, muhatabın savunma hakkını kısıtlayabileceği için usule aykırıdır.