Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/92 K. sayılı kararında, adli para cezasından çevrilen hapis cezasını infaz ederken firar eden hükümlünün durumu nasıl karara bağlanmıştır? Bu kararda 'kıyas yasağı' ilkesi nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #26599

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/92 K. sayılı kararında, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebi REDDEDİLMİŞTİR. Kararda, kesinleşen ve ödenmeyen adli para cezasının hapse dönüştürülmesiyle doğrudan açık ceza infaz kurumunda cezasını çekmeye başlayan ve bu sırada firar eden hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebileceğine dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkeme, 5275 sayılı Kanun'un 14/4. maddesi ve ilgili Yönetmeliğin 12. maddesindeki 'iade edilir' ifadesinin, daha önce kapalı kurumdan açığa nakledilenleri kapsadığını, doğrudan açıkta başlayanları kapsadığına dair bir açıklama olmadığını belirtmiştir. Bu durumun yorum yoluyla genişletilmesinin, TCK m. 2/3'te düzenlenen ve disiplin cezaları için de geçerli olan 'sanık/hükümlü aleyhine kıyas yasağı' ilkesini ihlal edeceği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, açık bir yasal düzenleme olmadığı için firar eden bu statüdeki hükümlünün kapalı kuruma gönderilemeyeceğine karar verilmiştir.