TCK Madde 227'de düzenlenen fuhuş suçlarında, 'fuhşa sürüklenen kişi' hakkında ceza yaptırımı yerine 'tedavi veya psikolojik terapiye tâbi tutulma' (TCK 227/8) öngörülmesinin temel amacı ve hukuki gerekçesi nedir? Bu yaklaşımın modern ceza hukukundaki yeri nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #265720

TCK Madde 227/8, fuhşa sürüklenen kişinin ceza yaptırımına tabi tutulması yerine tedavi veya psikolojik terapiye tâbi tutulabileceğini düzenler. TCK Madde 227 Gerekçesi'nde açıkça belirtildiği üzere, bu düzenlemede fuhuş yapan kişi açısından 'ceza yaptırımı değil, özel güvenlik tedbiri öngörülmüştür.' Temel amaç, fuhuş yapan kişiyi bir suçlu olarak damgalamak yerine, onu mağdur veya sömürünün kurbanı olarak görmek ve bu durumdan kurtulmasına yardımcı olmaktır. Hukuki gerekçe, fuhuş yapan kişinin genellikle toplumsal, ekonomik veya psikolojik baskılar altında, kendi iradesi dışında bu eyleme sürüklenmesidir. Kişinin vücudu üzerinde başkalarının cinsel davranışlarına katlanması, onun kendi bedensel bütünlüğüne ve haysiyetine yönelik bir ihlal olarak kabul edilir. Bu yaklaşım, modern ceza hukukunun 'onarıcı adalet' ve 'suça itilen kişiye yardım' prensipleriyle uyumludur. Cezalandırıcı yerine rehabilite edici bir tedbir öngörülerek, toplumun genel ahlakını korumanın yanı sıra, bireyin yeniden topluma kazandırılması ve daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olması hedeflenir. Bu, suçu bir toplumsal problem olarak ele alma ve mağdurları destekleme anlayışının bir yansımasıdır.