CMK Madde 218/2'de mağdur veya sanığın yaşının tespitiyle ilgili bir sorunda, Adli Tıp Kurumu raporlarının veya kemik grafilerinin hukuki değeri nedir? Özellikle, resmi kayıtlarla çelişen bu delillerin 'maddi gerçeğe ulaşma'daki rolünü tartışınız.
CMK Madde 218/2, yaş tespiti sorununda mahkemenin ilgili kanunda belirlenen usule göre hüküm vermesini emreder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2012/5-974 E., 2013/49 K.) 'maddi gerçeğin saptanması' ilkesi gereği, somut gerçeğe ulaşmayı hedeflediğini belirtir. Nüfus kayıtları her ne kadar resmi ve birincil delil olsa da, bunların mutlak doğru kabul edilmemesi mümkündür. Özellikle yaş düzeltme iddiaları veya fiziksel görünümün nüfus kaydıyla uyuşmaması durumlarında, mahkeme re'sen (veya tarafların talebiyle) Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırabilir, kemik grafileri çektirebilir. Bu bilimsel delillerin hukuki değeri, nüfus kayıtlarının doğruluğunu sorgulama ve somut olayın gerçeğini yansıtıp yansıtmadığını belirleme kabiliyetleridir. Eğer Adli Tıp raporu gibi bilimsel deliller, nüfus kaydından farklı bir yaş gösteriyorsa ve bu durum mantıklı gerekçelere dayanıyorsa (örn. saklı nüfustan olma iddiası), mahkeme bu delilleri dikkate alarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışır. Zira, adaletin tecellisi için şekli kayıtlardan ziyade, olayın özündeki gerçek yaşın tespiti hayati önem taşır, özellikle de yaşın ceza sorumluluğunu (örn. çocuk/yetişkin ayrımı) doğrudan etkilediği durumlarda. Yargıtay, bu tür eksik incelemeleri veya bilimsel delillerin göz ardı edilmesini bozma nedeni saymaktadır (örn. 1. Ceza Dairesi 2016/3845 E. , 2016/4294 K.).