Dolandırıcılık suçunda (TCK Madde 157) 'hile' unsurunun icrai bir davranışla gerçekleştirilmesi ile ihmali bir davranışla gerçekleştirilmesi arasındaki farkı, 'bilgilendirme yükümlülüğü' kavramı çerçevesinde açıklayınız. Her iki durumu da örnekleyiniz.
TCK Madde 157'nin gerekçesi, 'hile'nin icrai bir davranışla gerçekleştirilebileceği gibi, karşı tarafın içine düştüğü hatadan yararlanarak, yani ihmali bir davranışla da gerçekleştirilebileceğini belirtir. **İcrai Hile:** Aktif bir eylemle gerçeğin çarpıtılması veya yalan beyanda bulunulmasıdır. Örneğin, 'hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp' (TCK 157). **Örnek:** Sanık, sahte bir belge düzenleyerek bankadan kredi çeker. Bu, icrai bir hiledir. **İhmali Hile:** Failin, karşı tarafın içinde düştüğü hatadan yararlanarak susması veya onu bilgilendirmemesi yoluyla hile yapmasıdır. Ancak, ihmali hilenin kabulü için 'bilgilendirme yükümlülüğü'nün bulunması şarttır. Bu yükümlülük, genellikle kişiler arasındaki hukuki ilişkiden (sözleşme, güven ilişkisi, yasal düzenleme) kaynaklanır. **Örnek:** Bir emlakçı, sattığı dairenin büyük bir yapısal kusuru olduğunu bilmesine rağmen (örn. temelinde çatlaklar), bu bilgiyi alıcıdan gizler ve alıcı bu kusuru bilmediği için daireyi satın alır. Eğer emlakçının bu tür bilgileri açıklama yükümlülüğü varsa (ki genellikle vardır), bu durum ihmali hile oluşturabilir. Mağdurun belli bir husustaki hatası karşısında kişinin ihmali davranışının, bir beyan veya açıklama değerini taşıması gerekir (TCK Madde 157 Gerekçesi; Ceza Genel Kurulu 2017/590 E. , 2017/318 K.).