TCK Madde 243'te düzenlenen bilişim sistemine girme suçu, günümüzdeki 'siber güvenlik' ve 'kişisel verilerin korunması' kavramları açısından nasıl bir hukuki koruma sağlamaktadır? Özellikle TCK 243/4'ün (veri nakillerini izleme) eklenmesiyle bu koruma nasıl genişlemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #265676

TCK Madde 243, bilişim sistemlerinin bütünlüğünü, gizliliğini ve erişilebilirliğini korumayı amaçlayan temel bir siber suç düzenlemesidir. Genel olarak 'siber güvenlik' kavramının ilk ayağını oluşturur. Kişisel verilerin korunması açısından da dolaylı bir koruma sağlar, zira sisteme izinsiz girmek, kişisel verilere hukuka aykırı erişime kapı aralar. Özellikle TCK 243/4'ün 24/3/2016 tarihli 6698/30 md. ile eklenmesi, bu korumayı önemli ölçüde genişletmiştir. Bu fıkra, failin doğrudan sisteme girmesine gerek kalmadan, sadece 'veri nakillerini teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izlemesini' suç haline getirmiştir. Bu düzenleme, modern siber casusluk, ağ dinleme ve veri sızdırma gibi daha sofistike siber saldırı yöntemlerini hedef almaktadır. Böylece, bilişim sisteminin kendisi ihlal edilmese dahi, sistem içinde veya sistemler arasında akan verilerin gizliliği ve mahremiyeti korunmuş olur. Bu, aynı zamanda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun ruhuyla da uyumlu olup, veri güvenliğine yönelik önleyici bir yaptırım niteliğindedir.