CMK Madde 218/1'de, 'yüklenen suçun ispatı, ceza mahkemelerinden başka bir mahkemenin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlı ise; ceza mahkemesi bu sorunla ilgili olarak da bu Kanun hükümlerine göre karar verebilir' ilkesinin istisnaları veya sınırlamaları nelerdir? Özellikle Yargıtay'ın 'Cumhuriyet Savcısının bekletici sorun kararı verme yetkisi' konusundaki görüşünü değerlendiriniz.
CMK Madde 218/1, ceza mahkemelerine kendi görev alanları dışındaki ön sorunları çözme yetkisi verir (nispi muhakeme) veya bu sorunların ilgili mahkemede çözülmesini bekleme (bekletici sorun) yetkisi tanır. Ancak bu yetki sınırsız değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi (2016/450 E. , 2016/367 K.) bu yetkinin 'mahkemelere' ait olduğunu açıkça belirtmiştir. Cumhuriyet Savcılığı makamının CMK Madde 218 kapsamında bekletici sorun kararı verme yetkisi bulunmamaktadır. Yargıtay, Savcılık tarafından verilen bu tür kararları 'hukuki dayanaktan yoksun' ve 'hukuken geçerli kararlardan değil' olarak nitelendirmiştir. Gerekçe olarak, hürriyeti bağlayıcı ve adli para cezaları gibi ağır sonuçlar doğuran konularda kararların denetimsiz kalmasının telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet verebileceği gösterilmiştir. Ayrıca, öncül suçun kesinleşmesine gerek duyulmayan durumlarda (örn. karapara aklama suçunda öncül suçun kesinleşmesi beklenmez), Savcılığın CMK 170/2 uyarınca yeterli şüphe varsa iddianame düzenleme mecburiyeti olduğu belirtilmiştir.