Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/209 K. sayılı kararına göre, sanığın hakkındaki hüküm kesinleşip infaza başlandıktan sonra mağdurun zararını gidermesi, TCK m. 168 kapsamında etkin pişmanlık olarak kabul edilebilir mi? Kurulun bu konudaki temel argümanı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #26567

Hayır, kabul edilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/209 K. sayılı kararında, etkin pişmanlığın temelinde 'bizzat pişmanlık göstererek' zararı giderme iradesinin yatması gerektiği vurgulanmıştır. Sanığın, hakkındaki hüküm kesinleştikten ve hapis cezasının infazına başlandıktan sonra zararı gidermesi, gerçek bir pişmanlıktan ziyade 'cezadan kurtulma saikiyle' yapılmış bir eylem olarak değerlendirilmiştir. TCK m. 168, pişmanlığın hüküm verilmeden önce gösterilmesi koşulunu aramaktadır. Bu aşamadan sonra yapılan bir giderme, kanunun aradığı 'pişmanlık' unsurunu taşımadığından, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına imkan vermez. Ayrıca cebri icra yoluyla veya failin rızası hilafına zararın giderilmesi gibi haller de gerçek bir pişmanlık olarak kabul edilmez.