Dolandırıcılık suçunda (TCK Madde 157), 'önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması' durumunun suçun oluşumuna etkisi nedir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #265650

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre (örneğin 15. Ceza Dairesi 2014/25751 E. , 2017/15770 K.; 21. Ceza Dairesi 2016/10519 E. , 2017/69 K.; Ceza Genel Kurulu 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararı), önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, dolandırıcılık suçu oluşmaz. Bunun temel nedeni, zararın veya borcun kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucunda değil, zaten daha önceden var olan borç ilişkisi nedeniyle meydana gelmesidir. Dolandırıcılık suçunda, hileli davranış ile sağlanan menfaat ve oluşan zarar arasında doğrudan bir nedensellik bağı bulunması esastır. **Örnek:** Sanığın (A), katılandan (B) aldığı borca karşılık, ödeme tarihinde ibraz edilmesini engellemek amacıyla sahte bir senet düzenleyip B'ye vermesi. Burada A, B'yi dolandırmamış, zaten var olan borcunu ödemekten kaçınmaya çalışmıştır. Sahtecilik suçu oluşabilir, ancak borç önceden doğduğu için dolandırıcılık suçu oluşmaz. Zira, hileli davranış, borcun doğmasına veya mağdurun malvarlığından çıkmasına neden olmamıştır, sadece borcun ödenmesini engellemeye yöneliktir.