TCK Madde 243'te tanımlanan 'bilişim sistemine girme' suçu ile TCK Madde 132/1'de tanımlanan 'haberleşmenin gizliliğini ihlal' suçu arasındaki ilişkiyi ve bir eylemin her iki suçu birden nasıl ihlal edebileceğini Yargıtay kararları üzerinden analiz ediniz. Bu durumda suçların içtimaı nasıl gerçekleşir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #265649

TCK Madde 243/1, bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmeyi veya orada kalmaya devam etmeyi cezalandırarak bilişim sisteminin güvenliğini korur. TCK Madde 132/1 ise kişilerin haberleşmesinin gizliliğini ihlal etmeyi cezalandırarak haberleşme özgürlüğünü ve mahremiyetini korur. Bu iki suç farklı hukuki yararları korumasına rağmen, bilişim sistemleri üzerinden işlenen bazı eylemler her iki suçu da ihlal edebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi (2014/15082 E. , 2015/1624 K.) bu ilişkiyi somut bir olayla açıklamıştır: Sanıkların, mağdura ait MSN adresine izinsizce giriş yapıp (TCK 243/1) ve orada kalmaya devam etme eylemleri 'bilişim sistemine girme' suçunu oluştururken, bu sistemde kayıtlı olan mağdurun elektronik iletilerini ele geçirerek (okuyup kaydetmeleri) eylemleri ise TCK 132/1'deki 'haberleşmenin gizliliğini ihlal' suçunu oluşturmuştur. Bu durumda, sanıklar hakkında her iki suçtan da ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi gerekirdi. Suçların içtimaı açısından, bu iki suç farklı hukuki yararları koruduğu için 'gerçek içtima' kuralları uygulanır, yani sanıklar her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılabilirler. Hükümde suç vasfında yanılgıya düşülerek tek suçtan hüküm kurulması bozma nedenidir.