CMK Madde 218/2'de belirtilen yaş tespiti sorunlarında, Yargıtay'ın 'serbest ve vicdani delil sistemi' ilkesi ile 'delillerin gerçekçi, akılcı, olayı temsil edici, kanıtlayıcı ve hukuka uygun olması' gerekliliği arasındaki dengeyi nasıl kurduğunu açıklayınız. Nüfus kayıtlarının bu bağlamdaki kesinliği nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #265648

CMK Madde 218/2, ceza mahkemelerine yaş tespiti sorununu çözme yetkisi verir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2012/5-974 E., 2013/49 K.) ceza yargılamasında 'serbest ve vicdani delil sistemi'nin benimsendiğini, yani hakimin mevcut delilleri bağımsız, tarafsız ve tam bir vicdani sorumluluk içinde değerlendirebileceğini vurgular. Ancak bu serbestlik sınırsız değildir; hükme dayanak alınan delillerin 'gerçekçi, akılcı, olayı temsil edici, kanıtlayıcı ve hukuka uygun' olması gerekir. Bu, şekli duruma değil, somut gerçeğe itibar edileceği anlamına gelir. Nüfus kayıtları, yaş konusunda kuvvetli bir karine oluşturur ve birincil delildir. Ancak Yargıtay, nüfus kayıtlarına itiraz edildiğinde (örn. mağdurun veya sanığın gerçek yaşının nüfus kaydından farklı olduğu iddiası), sadece nüfus kaydına dayanmak yerine, bilimsel delillerle (kemik grafileri, Adli Tıp Kurumu raporları) maddi gerçeğin araştırılmasını zorunlu kılar. Özellikle resmi bir kurumda doğan ve günü gününe nüfusa kaydedilen kişilerde yaş düzeltme iddiası kuvvetli delillerle desteklenmelidir. Eğer yaş düzeltme iddiaları sanığı cezadan kurtarmaya yönelik soyut iddialardan ibaretse, Yargıtay bunlara itibar etmeyebilir.