İştirak hâlinde işlenen bir suçta, şeriklerden (suç ortaklarından) sadece biri hakkında yapılan bir sorgu işlemi, diğer şerikler açısından dava zamanaşımı süresini keser mi? Bu konudaki 'sirayet' ilkesini ve Yargıtay'ın benimsediği ölçütü açıklayınız.
Evet, keser. 5237 sayılı TCK, dava zamanaşımının sirayeti konusunda 'fiile bağlılığı esas alan nesnel ölçütü' benimsemiştir. TCK m. 67/2'de zamanaşımını kesen nedenler sayılırken kullanılan 'şüpheli veya sanıklardan birinin', 'şüpheli veya sanıklardan biri hakkında' gibi ifadeler bu ilkeyi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun metinde atıf yapılan kararlarına (örn. K.2021/61) göre, zamanaşımının kesilmesi kişiye değil, suç konusu fiile ilişkindir. Suçu oluşturan fiil, iştirak halindeki tüm şerikler arasında objektif bir bağ kurar. Bu nedenle, bu fiile ilişkin olarak şeriklerden biri hakkında yapılan ve zamanaşımını kesen bir işlem (örneğin sorgu, ifade alma, mahkumiyet kararı), fiil nedeniyle birleşen tüm şerikler hakkında da hukuki sonuç doğurur ve onların da dava zamanaşımı süresini keser. Buna 'dava zamanaşımının sirayeti' denir.