Fuhuş suçu (TCK 227) emsal Yargıtay kararlarında, mağdurların kollukta vermiş oldukları ifadelerinden yargılama evresinde dönmelerinin delil değerlendirmesi üzerindeki etkisi nasıl yorumlanmaktadır? Özellikle CMK'nın 148. maddesi bu bağlamda nasıl bir role sahiptir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #264664

Fuhuş suçu davalarında sıkça karşılaşılan bir durum, mağdurların kolluk aşamasında verdikleri suçlayıcı beyanlarından yargılama (kovuşturma) evresinde dönmeleridir. Yargıtay, bu durumun delil değerlendirmesi üzerindeki etkisini önemli bir husus olarak ele almaktadır. **Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/841 E., 2021/71 K. sayılı kararı** bu konuda önemli bir örnek teşkil eder. Bu kararda, yerel mahkemenin, mağdurların kollukta vermiş oldukları sanıkları suçlayıcı beyanlarından yargılama evresinde dönmeleri ve bu beyanların müdafi huzurunda alınmaması nedeniyle kesin delil sayılmaması gerekçesiyle beraat kararı vermesi ele alınmıştır. **Yargıtay'ın Değerlendirmesi:** * **CMK 148. Maddesi:** CMK'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası, 'Müdafi bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağını' belirtir. Ancak Yargıtay, bu hükmün esasen şüpheli veya sanıklar hakkındaki ifade ve sorguya ilişkin olduğunu ve somut olayda (mağdur ifadeleri için) uygulama alanının bulunmadığını belirtmiştir. * **Mağdur Beyanlarının Değeri:** Yargıtay, mağdurların kolluk görevlilerince yapılan işlemlerin hemen ardından vermiş oldukları ifadelerinin, sanıkların isimlerine, lakaplarına, işlettikleri veya çalıştıkları otel ve pansiyonlara, kullandıkları telefon numaralarına, hangi mağdurlarla iş birliği yaptıklarına, diğer mağdurların isimlerine ve takma isimlerine, fuhuş karşılığında sanıklara verilmesi gereken para miktarına ve çalışma düzenlerine ilişkin 'oldukça ayrıntılı ve birbiriyle büyük oranda uyum gösteren' beyanlarını, bu hususların teşhis tutanakları ve polis memuru olan tanıkların beyanları ile de desteklenmesini göz önünde bulundurmuştur. * **İfade Değişikliğinin Sebebi:** Yargıtay, mağdurların kolluktaki beyanlarını yargılama evresinde değiştirmelerinin, ifadelerinde de belirtmiş oldukları gibi kendilerini tehdit eden sanıklardan korkmalarından kaynaklandığını kabul etmiştir. Bu korku unsuru, ifadenin değiştirilmesini makul ve anlaşılır kılmaktadır. **Sonuç:** Bu durumda Yargıtay, sanıklara atılı fuhuş suçunun sabit olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, mağdur beyanlarının yargılama evresindeki değişikliklerinin, delil değerlendirmesinde tek başına belirleyici olmadığını, ifadenin içeriği, tutarlılığı, diğer delillerle uyumu ve ifade değişikliğinin arkasındaki motivasyonun da dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.