INTERPOL'ün uluslararası bir örgüt statüsünde olup olmadığına dair doktrindeki ve Birleşmiş Milletler nezdindeki tartışmaları ve Türkiye Cumhuriyeti'nin INTERPOL'e katılım sürecini tarihsel bağlamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #264647

INTERPOL'ün uluslararası örgüt statüsünde olup olmadığı doktrinde tartışmalı bir konudur. **Doktrindeki Tartışma:** * **Karşı Görüş:** 1956'da kabul edilen Ana Tüzük, 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nde belirlenen (devletlerin yetkili temsilcilerinin imzası, belgelerin karşılıklı gönderimi, onay, kabul gibi) usuller uygulanmadan kabul edilmiştir. Buğra Sarı gibi bazı doktrin yazarları, bu nedenle Ana Tüzüğün uluslararası antlaşma niteliği taşımadığını ve dolayısıyla INTERPOL'ün uluslararası örgüt statüsünde olmadığını ileri sürmektedirler. * **Destekleyici Görüş:** INTERPOL, ülkelerin polis teşkilatlarının temsilcilerinin bir araya gelmesi ve işbirliği hususunda anlaşmaları üzerine kurulmuş bir örgüttür. Kanaat, INTERPOL'ün BM tarafından uluslararası örgüt olarak tanınmış bir organizasyon olduğu ve kurucu anlaşma olan Ana Tüzük her ne kadar Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi ile belirlenen usullerde düzenlenmemiş olsa da, taraf devletler tarafından bağlanma iradesinin bulunduğu gözetilerek, bir uluslararası antlaşma niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği yönündedir. **Birleşmiş Milletler Nezdindeki Statüsü:** * ICPC (INTERPOL'ün önceki adı), 1947 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hükümet dışı kuruluş statüsü tanınmıştır. Ancak bu statü, özel kişilerin oluşturduğu örgütler için geçerli olup, INTERPOL'ün yapısı ile tam uyuşmamıştır. * 1971 yılında BM ile INTERPOL arasında işbirliği anlaşması yapılmış, ancak BM Genel Sekreterliği, INTERPOL'ün Ana Tüzüğü'nün uluslararası antlaşma niteliği taşımaması ve üyelerin (polis teşkilatları) devleti temsil imkanı olmaması gerekçesiyle bu anlaşmanın BM Genel Sekreterliği'ne kayıt ettirilmesini reddetmiştir. * Ancak, 1982 yılında BM Hukuk İşleri Ofisi, 'INTERPOL'ün BM Nezdinde Statüsü' başlıklı değerlendirmesiyle, 1971 anlaşmasını değerlendirmiş ve INTERPOL'ün uluslararası örgüt olarak nitelendirilmesini doğru bulmuştur. **Türkiye Cumhuriyeti'nin Katılımı:** Türkiye Cumhuriyeti, Birinci Uluslararası Kriminal Polis Kongresi'nin 1914'teki toplantısı sonrası ortaya çıkan fikirle 1923 yılında toplanan İkinci Uluslararası Kriminal Polis Kongresi'nde 20 ülke temsilcisi arasında yer almıştır. Türkiye Cumhuriyeti, 08.01.1930 tarihli Kararname ile Komisyona resmen katılma kararı almıştır. 1956 yılında komisyonun adı INTERPOL olarak değiştirildiğinde de Türkiye temsilcisi taraf ülkeler arasındadır. Günümüzde de Türkiye, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Milli Merkez Büro (INTERPOL-EUROPOL Dairesi Başkanlığı) faaliyetini yürütmektedir. Bu, Türkiye'nin INTERPOL'ü bir uluslararası örgüt olarak kabul ettiğini ve işbirliğini sürdürdüğünü göstermektedir.