CMK Madde 218/1'de düzenlenen 'bekletici sorun' (ön sorun) kararı ile 'nispi muhakeme' kavramlarını karşılaştırınız. Cumhuriyet Savcısının bekletici sorun kararı verme yetkisini Yargıtay kararları ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #264625

CMK Madde 218/1, yüklenen suçun ispatının, ceza mahkemelerinden başka bir mahkemenin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlı olduğu hallerde, ceza mahkemesine bu sorunu kendisinin çözmesi (nispi muhakeme) veya görevli mahkemede dava açılması/sonuçlanması ile ilgili olarak bekletici sorun kararı vermesi yetkisini tanır. 'Nispi muhakeme', ceza mahkemesinin, ceza davasının esasıyla ilgili ancak kendi uzmanlık alanı dışındaki bir hukuki sorunu (örneğin mülkiyet, yaş tespiti gibi) kendiliğinden ceza hukuku kurallarına göre çözmesidir. Bu kararın bağlayıcılığı yalnızca görülmekte olan ceza davasıyla sınırlıdır. 'Bekletici sorun' ise, mahkemenin bu sorunu ilgili mahkemeye bırakarak davanın sonucunu beklemesidir. Amaç, davanın bir an önce sonuçlanmasını sağlamaktır, ancak çok zorunlu ve uzmanlık gerektiren hallerde beklenmelidir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/450 E., 2016/367 K. sayılı kararında, açıkça belirtildiği üzere, CMK 218. maddesine göre bekletici meseleye karar verme yetkisi münhasıran mahkemelere aittir. Cumhuriyet Savcılığının, soruşturma aşamasında bir konuyu bekletici sorun yapma yetkisi bulunmamaktadır. Bu karar hukuki dayanaktan yoksun olup, zaman aşımını durduran kararlardan da değildir. Zira, Cumhuriyet Savcısının görevi, yeterli şüphe varsa iddianame düzenleyerek kamu davası açmaktır (CMK 170/2). Savcılığın böyle bir yetkiye sahip olduğu kabul edilirse, kararlar denetimsiz kalır ve telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilir, ayrıca davanın makul sürede bitirilmesi ilkesi ihlal edilmiş olur.