TCK Madde 227'nin sekizinci fıkrasında düzenlenen 'Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir' hükmünün hukuki mahiyeti nedir ve bu düzenleme neden ceza yaptırımı olarak değil, özel bir güvenlik tedbiri olarak öngörülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #264623

TCK Madde 227'nin sekizinci fıkrası, fuhşa sürüklenen kişinin tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi tutulabileceğini hüküm altına almaktadır. Bu düzenlemenin hukuki mahiyeti, fuhuş yapan kişi açısından bir ceza yaptırımı değil, özel bir güvenlik tedbiri olmasıdır. Madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, fuhuş yapan kişi, vücudu üzerinde başkalarının cinsel davranışlarda bulunmasına katlanmaktadır. Bu durum, kişinin kendi iradesiyle dahi olsa, toplumsal ahlak ve düzen açısından olumsuz sonuçlar doğurabilmekte ve kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını tehdit edebilmektedir. Kanun koyucu, fuhuş yapan kişiyi suçlu olarak değil, bu durumun mağduru veya etkisi altında kalmış bir birey olarak görerek, onu cezalandırmak yerine rehabilite etmeyi ve topluma yeniden kazandırmayı hedeflemiştir. Bu insancıl yaklaşım, fuhuşun genellikle sosyo-ekonomik zorluklar, istismar veya bağımlılık gibi temel sorunlardan kaynaklandığı gerçeğini yansıtır ve ceza hukukunun son çare olma (ultima ratio) ilkesine uygun bir çözüm sunar. Bu tedbir, kişinin topluma uyumunu ve sağlıklı bir yaşam sürmesini desteklemeyi amaçlar.