Mağdurun 'çaresizliği', fuhuş suçunda (TCK m. 227/4) bir nitelikli hal iken, insan ticareti suçunda (TCK m. 80) bir araç fiildir. Bu iki düzenleme arasındaki teorik ve pratik farkları açıklayınız.
Teorik olarak, her iki düzenlemede de mağdurun zafiyetinden yararlanma söz konusudur. Ancak pratik farklar şunlardır: 1) Suçun Yapısı: İnsan ticareti suçunda (TCK m. 80), 'çaresizlikten yararlanma' suçun oluşumu için gereken araç hareketlerden biridir ve bu araç hareketle mağdurun rızası elde edilerek amaç hareket (fuhuş yaptırma, çalıştırma vb.) gerçekleştirilir. Fuhuş suçunda ise (TCK m. 227/4), temel suç (fuhşa teşvik, aracılık vs.) zaten oluşmuştur; 'çaresizlikten yararlanma' bu temel suçun cezasını artıran bir nitelikli haldir. 2) Korunan Hukuki Değer: İnsan ticaretinde korunan temel değer kişinin özgürlüğü ve insan onurudur. Fuhuş suçunda ise öncelikli olarak genel ahlak, ikincil olarak mağdurun cinsel özgürlüğü korunur. 3) İçtima: Bir olayda hem TCK m. 80'in hem de TCK m. 227/4'ün unsurları varsa, Yargıtay kararlarına göre (örn: 18. CD. 2015/24030 E.) her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilir (gerçek içtima). Yani insan ticareti suçu, fuhuş suçunun nitelikli halini tüketmez.