Resmi bir kurumda doğduğu ve nüfusa kaydedildiği anlaşılan bir mağdurun, gerçekte daha büyük olduğu ve ölen kardeşinin kimliğini kullandığı iddiası karşısında ceza mahkemesi yaş tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor almalı mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/5-974 E. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #264569

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/5-974 E. sayılı kararında, bu tür iddialar karşısında dahi maddi gerçeğin araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak çoğunluk görüşü, somut olayın özelliklerine göre bir sonuca varmıştır. Kararda, mağdurun hastane doğumlu olması, doğumundan kısa süre sonra nüfusa kaydedilmesi, yargılama aşamasına kadar yaşıyla ilgili bir iddianın olmaması, yaş düzeltme davasının hukuk mahkemesinde reddedilip kesinleşmesi gibi olgular bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Bu deliller ışığında, mağdurun yaşının büyük olduğuna dair iddiaların sanığı cezadan kurtarmaya yönelik ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, resmi kayıtlara ve diğer somut delillere itibar edilerek, ayrıca Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına gerek olmadığına ve mahkemenin direnme kararının onanmasına karar verilmiştir. Ancak kararda, bu tür iddialar karşısında keşif gibi araştırmaların yapılması gerektiğini savunan karşı oy da bulunmaktadır. Bu durum, her olayın kendi özgül koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.