Fuhuş suçu (TCK m. 227) ile insan ticareti suçu (TCK m. 80) arasındaki temel farklar nelerdir? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/24030 E. sayılı kararında bu iki suçun bir arada işlenmesi durumunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği belirtilmiştir?
Fuhuş suçu (TCK m. 227) öncelikli olarak genel ahlakı ve mağdurun cinsel özgürlüğünü korurken, insan ticareti suçu (TCK m. 80) kişinin özgürlüğünü ve insan onurunu korumayı hedefler. İnsan ticareti suçunun oluşması için 'tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya çaresizliğinden yararlanmak' gibi araç fiillerle kişinin rızasının elde edilmesi ve bu yolla 'fuhuş yaptırmak, çalıştırmak, hizmet ettirmek' gibi amaç fiillerin gerçekleştirilmesi gerekir. Fuhuş suçunun nitelikli hali olan TCK m. 227/4'te de benzer araç fiiller (cebir, tehdit, hile, çaresizlik) yer alır. Yargıtay 18. CD. 2015/24030 E. sayılı kararında, bu iki suçun birbirinden bağımsız olduğunu ve aynı olayda her ikisinin de unsurları oluşmuşsa, faile her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğini (gerçek içtima) belirtmiştir. Yani, insan ticareti suçu, fuhuş suçunu eriten veya tüketen bir suç değildir.