Dolandırıcılık suçunda, failin mağduru kandırmak için kullandığı yalanın, mağdurun özel bir zaafından (örneğin batıl inançları) kaynaklanması, hile unsurunun değerlendirilmesini nasıl etkiler?
Bu durum, hile unsurunun varlığını güçlendirir. Hilenin aldatıcılığı sübjektif olarak, yani mağdurun durumuna göre değerlendirildiği için, failin mağdurun özel zaaflarını bilerek ve bunları istismar ederek bir yalan söylemesi, 'nitelikli yalan' olarak kabul edilir. Örneğin, 'evinde büyü var, bozmak için para lazım' demek, batıl inançları olan bir mağdur için son derece aldatıcı bir hiledir.