Mağdur beyanlarının güvenilirliğini etkileyen faktörlerden biri olarak 'iftira atma husumeti' cinsel suçlarda nasıl değerlendirilir? Yargıtay bu konudaki yaklaşımını nasıl şekillendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #264054

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 28.05.2014 tarihli, 2012/8352 E., 2014/7077 K. sayılı kararı gibi birçok kararda, 'taraflar arasında mağdurun kendi iffetini ortaya koyacak şekilde sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetin bulunmaması' mağdurun iddialarının doğru olduğu kabulüne gerekçe gösterilmiştir. Ancak sen.av.tr makalesinde, bu yaklaşımın 'suçsuzluk/masumiyet' karinesine aykırı olduğu, çünkü husumet dışında sınırsız sayıda saikin iftira nedeni olabileceği, bu nedenle husumetin yokluğunun tek başına mağdur beyanının güvenilir olduğu anlamına gelmeyeceği eleştirilmiştir. Yargıtay CGK'nın 23.12.2008 tarihli kararı da 'namus ve iffetini ortaya koyarak bu şekilde iftirada bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır' kabulünün mahkûmiyet için tek başına yeterli olmadığını vurgular. (sen.av.tr makalesi, 'B. Sanık ve Mağdur Arasında Husumet Bulunup Bulunmadığı' bölümü; Yargıtay CGK, 23.12.2008, 2010/5-147 E., 2010/200 K.)