Ceza Muhakemesi Hukukunda, 'sanıkların beraatine ilişkin hükümler' ve 'yetersiz gerekçe' ile hüküm kurulması arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Özellikle, sanığın atılı suçu kabul etmemesi ve olayın tek delilinin şikayetçi beyanı olması durumunda Yargıtay'ın yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263792

Ceza Muhakemesi Hukukunda, mahkeme kararlarının açık ve gerekçeli olması zorunludur (CMK m.230). Yetersiz gerekçe, kararın denetlenebilirliğini ortadan kaldırır ve hukuka aykırılık teşkil eder. Özellikle beraat kararları, sanığın atılı suçu kabul etmemesi ve olayın tek delilinin şikayetçi beyanı olması gibi durumlarda, gerekçenin titizlikle hazırlanması gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2012/17458 E., 2013/31170 K. sayılı kararında, 'Sanığın atılı suçu kabul etmemesi, olayın tek delilinin şikayetçi beyanı olması ve CMK’nın 235/4, 236/1 ve 210/1. maddelerindeki düzenlemeler karşısında, şikayetçinin beyanı alınmadan veya hukuki dayanağı gösterilip dinlenilmesine gerek bulunmadığına dair bir karar da verilmeden, soruşturma evresinde verdiği ifadesi de duruşmada okunmayarak eksik inceleme sonucu hüküm kurulması' bozma nedeni yapılmıştır. Bu durum, mahkemenin delilleri yeterince tartışmadığı, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini somut olay bazında gerekçelendirmediği veya önemli bir delili (şikayetçi beyanı) usulüne uygun şekilde değerlendirmediği anlamına gelir. Hakim, tek delil olan şikayetçi beyanına neden itibar edilmediğini somut ve inandırıcı gerekçelerle açıklamalıdır.