Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 58'de düzenlenen 'kimliği saklı tutulan tanık' (gizli tanık) müessesesinin temel şartları ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardaki uygulama alanını açıklayınız.
CMK Madde 58'in (2), (3) ve (5) numaralı fıkraları ile Tanık Koruma Kanunu'nun (5726 sayılı Kanun) 9. maddesi, 'kimliği saklı tutulan tanık' (gizli tanık) müessesesini düzenler. Temel şart, tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkmasının kendileri veya yakınları açısından 'ağır bir tehlike' oluşturması ve bu tehlikenin başka türlü önlenememesi durumudur. Kimliği saklı tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesileyle öğrendiğini açıklamakla yükümlüdür. Fiziksel görünümün engellenmesi, ses ve görüntü değiştirilerek dinleme gibi usuller uygulanabilir (Tanık Koruma Kanunu m.9). Bu hükümler, CMK 58/5 uyarınca ancak 'bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak' uygulanabilir. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, özellikle bu suçlar örgütlü suç faaliyeti çerçevesinde işlenmişse ve mağdur veya tanık için ağır bir tehlike varsa, gizli tanıklık müessesesi uygulanabilir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2015/638 E., 2015/44731 K. sayılı kararı gibi örneklerde, 'Söylemez kardeşler' gibi organize suç örgütlerine karşı işlenen yağma suçlarında gizli tanık beyanlarına başvurulmuştur. Ancak, Tanık Koruma Kanunu m.9/8 uyarınca, hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez.