Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 253'te düzenlenen 'uzlaşma' kurumunun nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK m.158) açısından uygulama alanı bulmamasının hukuki gerekçesini basit dolandırıcılık suçundan (TCK m.157) farkı ile açıklayınız.
CMK Madde 253 uyarınca, basit dolandırıcılık suçu (TCK m.157), taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Bu durumda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa yargılamaya devam edilmesi gerekir. Ancak, nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK m.158) uzlaşma kapsamında değildir. Nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamı dışında bırakılmasının temel hukuki gerekçesi, bu suçun, basit dolandırıcılığa göre toplumdaki güven ilişkilerini, kamu düzenini ve ekonomiyi daha ağır şekilde ihlal etmesi, hileli davranışların daha ustaca, karmaşık yöntemler ve Kanunda sayılan özel araçlar (dini inançların istismarı, bilişim sistemleri, kamu kurumları vb.) kullanılarak işlenmesi nedeniyle taşıdığı yüksek tehlikeliliktir. Kanun koyucu, bu suçların kamusal niteliğinin ve toplumsal zararının yüksek olması nedeniyle, bireysel uzlaşmanın toplumsal adalet ve caydırıcılık amacını sekteye uğratmamasını hedeflemiştir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/29334 E., 2017/5618 K. sayılı kararında da konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşmaya tabi olduğu belirtilerek, uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği vurgulanmıştır, dolandırıcılıkta da benzer uzlaşma ilkeleri uygulanır.