Türk Ceza Kanunu'nda yer alan 'Tehdit' (TCK m.106), 'Yağma' (TCK m.148) ve 'Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit' (TCK m.213) suçlarında, cinsel dokunulmazlığa müdahale edileceğinden bahisle tehdit fiillerinin 'seçimlik hareket' olarak öngörülmesinin hukuki anlamı nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) m.106 (Tehdit), m.148 (Yağma) ve m.213 (Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit) maddelerinde, cinsel dokunulmazlığa müdahale edileceğinden bahisle tehdit fiillerinin 'seçimlik hareket' olarak öngörülmesi, bu fiillerin belirtilen suçların maddi unsurunu oluşturan hareketlerden biri olarak kabul edildiği anlamına gelir. Yani, Kanun koyucu, bu suçların oluşumu için birden fazla farklı hareket alternatifi sunmuştur ve bu alternatiflerden biri de cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdittir. Örneğin, yağma suçunda (TCK m.148), bir malı almak için 'cebir veya tehdit' kullanılır. Eğer bu tehdit, cinsel dokunulmazlığa yönelik (örneğin, 'malını vermezsen sana cinsel saldırıda bulunurum') ise, suçun maddi unsuru gerçekleşmiş sayılır. Bu düzenleme, cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditlerin, belirtilen suçların işlenmesinde ne kadar ağır bir baskı unsuru olarak kullanılabileceğini ve bu nedenle Kanun tarafından özel olarak vurgulanması gerektiğini gösterir. Bu, aynı zamanda cinsel içerikli tehditlerin ciddi birer suç fiili olarak kabul edildiğinin bir işaretidir.