Ceza Muhakemesi Hukukunda 'maddi gerçeğin araştırılarak bulunması' amacı, insan haklarını ihlal etmeden ve hukukun öngördüğü yöntemlerle nasıl gerçekleştirilmelidir? CMK Madde 217'nin bu konudaki rolünü açıklayınız.
Ceza Muhakemesi Hukukunun amacı, insan haklarını ihlal etmeden ve hukukun öngördüğü yöntemlerle maddi gerçeğin araştırılarak bulunmasıdır. Bu, evrensel ilkeler olan 'masumiyet karinesi' ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkeleriyle uyumlu bir süreci gerektirir. CMK Madde 217'ye göre, 'Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.' Bu ilke, hakimin hükmünü verirken yalnızca yargılama sırasında usulüne uygun olarak ortaya konulmuş ve taraflarca tartışılmış delillere dayanmasını zorunlu kılar. Maddi gerçeğe ulaşmak için her türlü delil kullanılabilir, ancak bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması şarttır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/2756 E., 2022/2056 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, maddi gerçeğin aydınlatılması açısından zorunlu olduğu durumlarda mahkeme tarafından mağdurenin tekrar dinlenebileceği, veya soruşturma evresindeki görüntülü ifadelerinin izlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu süreç, delil serbestisi ve vicdani delil sistemi arasında bir denge kurarak, hem gerçeğin peşinde koşmayı hem de sanığın haklarını korumayı hedefler.