Dolandırıcılık suçunda (TCK m.157-158), 'zarar' unsurunun somutlaşmasında, mağdurun malvarlığında meydana gelen eksilmenin ekonomik nitelikte olması neden önemlidir?
Dolandırıcılık suçunun vücut bulması için suç teşkil eden fiil nedeniyle bir 'zarar' ortaya çıkması şarttır. Bu zarar, Yargıtay tarafından 'objektif ölçüler dikkate alınarak belirlenecek ekonomik zarar' olarak tanımlanmaktadır. Bu, mağdurun malvarlığında (para, mal, hizmet vb.) meydana gelen ve parasal olarak ölçülebilen bir eksilmeyi ifade eder. Zararın ekonomik nitelikte olması, suçun malvarlığına karşı işlenen bir suç olması özelliğinden kaynaklanır. Manevi veya psikolojik zararlar, dolandırıcılık suçunun yasal unsuru olan 'zarar' kapsamında değerlendirilmez, ancak başka suçları (örneğin kişilerin huzur ve sükununu bozma) veya hukuki sorumluluğu doğurabilir. Fail, bu ekonomik zararı mağdurun veya başkasının aleyhine, kendisinin veya başkasının lehine haksız bir fayda sağlayarak gerçekleştirmelidir. Bu ekonomik zarar ile failin hileli eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunması da zaruridir.