Ceza Genel Kurulu'nun 2018/601 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, cinsel taciz suçunda (TCK 105) taraflar arasındaki 'yaş farkı' ve 'medeni durum' gibi faktörlerin eylemin cinsel amaç taşıyıp taşımadığının tespitindeki rolü nedir?
Ceza Genel Kurulu'nun 2018/601 K. sayılı kararında, cinsel taciz suçunda failin cinsel amaçla hareket edip etmediğinin belirlenmesinde 'taraflar arasındaki yaş farkı' ve 'medeni durum' gibi sübjektif faktörlerin önemli rol oynadığı vurgulanmıştır. Somut olayda, şikayetçinin 27 yaşında bekar, sanığın ise 50 yaşında evli olduğu ve aralarında daha önce duygusal bir ilişkinin bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda, sanığın şikayetçiyi ilk aramasında 'hoşlandığını, sevdiğini, kanının kaynadığını' söylemesi, taraflar arasındaki bu sosyal ve medeni durum farklılıkları dikkate alındığında, cinsel yönden ahlak temizliğine aykırı olarak rahatsız edici ve cinsel amaç taşıyan bir eylem olarak kabul edilmiştir. Yani, normalde masum sayılabilecek bir beğeni ifadesi, tarafların özel durumu ve ilişkisel geçmişi bağlamında cinsel taciz suçunu oluşturabilir. Bu, eylemin cinsel amacının tespitinde sadece sözlerin içeriğinin değil, aynı zamanda tarafların karşılıklı konumlarının da bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.