Nitelikli dolandırıcılık suçunda (TCK m.158), 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında' işlenen suçun (TCK m.158/1-h) oluşabilmesi için failin 'şahıs işletmesi' sahibi olması neden yeterli değildir?
TCK Madde 158/1-h bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişiler' sıfatına sahip olması ve suçun 'ticari faaliyetleri sırasında' işlenmesi gerekir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2022/265 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, 'sanık ...’ın işlettiği iş yerinin TCK’nin 158/1-h maddesi kapsamında ticari şirket olmayıp, şahıs işletmesi olması karşısında, sanıkların eylemlerinin TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kabul edilmelidir.' Bunun nedeni, Türk Ticaret Kanunu anlamında 'şahıs işletmesinin' bir 'şirket' olmaması ve şahıs işletmesi sahibinin de 'tacir' sıfatını taşımamasıdır. Kanun koyucu bu bent ile özellikle ticaret hukuku kurallarına tabi şirketlerin ticari ilişkilerde yarattığı güveni istismar eden fiilleri cezalandırmayı amaçlamıştır, bu nedenle şahıs işletmeleri bu kapsam dışında bırakılmıştır.