HMK Madde 107 kapsamında açılan belirsiz alacak davasında, yargılama sırasında alacağın belirli hale gelmesi durumunda davacının talep sonucunu artırması için 'ıslah' yoluna başvurmasına gerek bulunmadığı yönündeki Yargıtay ilkesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263748

HMK Madde 107'nin 2. fıkrası, belirsiz alacak davasında 'Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir' hükmünü getirmiştir. Bu hüküm, davacının alacağı belirlenebilir hale geldikten sonra kesin talep sonucunu mahkemeye bildirmesi için 'ayrıca karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurmasına gerek bulunmadığını' açıkça ifade eder. Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/1 E., 2021/931 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Kanun talep sonucunun artırılmasına açıkça izin verdiğinden, bu durum ıslah kurumundan bağımsız bir hak olarak tanınmıştır. Davacı tarafça talep sonucunun kesinleştirilmesi üzerine geçici talep sonucu değil, kesin talep sonucu esas alınır (Pekcanıtez, s. 56). Bu, belirsiz alacak davasının usul ekonomisi ve hak arama özgürlüğünü güçlendiren özel bir düzenlemesidir.