Nitelikli dolandırıcılık suçunda (TCK m.158), 'kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanma' (TCK m.158/1-b) halinin uygulanmasında, 'her trafik kazasında veya her hastalıkta kişinin zor şartlar altında olduğu kabul edilmemeli' yönündeki Yargıtay ilkesini örneklerle açıklayınız.
TCK Madde 158/1-b, dolandırıcılık suçunun kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanarak işlenmesini nitelikli hal olarak düzenler. Ancak Yargıtay, bu halin otomatik olarak her trafik kazası veya hastalık durumunda uygulanmayacağını vurgular. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/31 K. sayılı kararına göre, 'zor şartlar' ibaresi, suçun mağduru esas alınarak olaysal ve subjektif olarak değerlendirilmelidir. 'Her trafik kazasında veya her hastalıkta kişinin zor şartlar altında olduğu kabul edilmemelidir.' Mağdurun gerçekten çaresizlik içinde bulunup bulunmadığı, psikolojik baskı altında savunmasız kalıp kalmadığı gibi hususlar önemlidir. Belirlemede şu kriterler göz önünde bulundurulur: olayın meydana geldiği zaman dilimi, hastalığın veya yaralanmanın boyutu, olaya maruz kalan kişinin ekonomik ve sosyal durumu, olaydan etkilenme derecesi, olayın gelişim süreci, sanığın olaya müdahale tarzı ve zamanlaması. Örneğin, küçük bir kesik için hastaneye giden birinin, ciddi bir travma geçiren birine göre 'zor şartlar' altında olmadığı kabul edilebilir. Amaç, gerçekten mağdurun çaresizliğinin istismar edildiği durumları cezalandırmaktır.