Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 107'deki belirsiz alacak davası ile ilgili olarak, davacının 'alacağın miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması' durumunun hukuki yarar açısından değerlendirilmesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263733

HMK Madde 107'ye göre, belirsiz alacak davası açılabilmesi için 'davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu' haller gereklidir. Yargıtay'ın Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi kararları, bu durumu 'davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa' dayanması olarak yorumlar. Özellikle, davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da (gerçekten) mümkün olmaması ve dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hale geleceği durumlarda alacak belirsiz kabul edilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/7816 E., 2021/12378 K.). Bu durum, davacının hukuki yararının varlığını gösterir ve belirsiz alacak davası açma imkanını sağlar. Aksi halde, yani alacak biliniyor veya tespit edilebilir durumdaysa hukuki yarar yoktur.