Dolandırıcılık suçunda 'hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık' (TCK 159) suçu ile basit dolandırıcılık (TCK 157) suçu arasındaki temel fark nedir?
Hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık (TCK 159) ile basit dolandırıcılık (TCK 157) arasındaki temel fark, suçun işlenişinde var olan 'alacak' durumudur. TCK 159'da, failin hileli davranışları, 'önceden doğmuş ve geçerli bir hukuki ilişkiye dayanan bir alacağı' tahsil etmek amacıyla yapılır. Yani, failin zaten hukuken bir alacağı vardır ve bunu hileyle tahsil etmeye çalışır. Bu suç, takibi şikayete bağlı olup, cezası (6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası) daha düşüktür ve seçenekli ceza öngörür. Basit dolandırıcılıkta (TCK 157) ise, failin hileli davranışlarıyla 'haksız bir çıkar' sağlanır; yani failin yasal bir alacağı yoktur, tamamen hukuka aykırı bir menfaat temin etmeye çalışır. Bu suç, takibi şikayete bağlı değildir ve cezası (1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası) daha ağırdır. TCK 159, faile daha hafif bir yaptırım öngörerek, yasal bir alacak iddia eden ancak tahsil yönteminde hileye başvuran kişilere özgü bir düzenlemedir. Yargıtay, önceden doğmuş bir borç için yapılan hileli davranışların dolandırıcılık suçu (TCK 157) oluşturmayacağını, ancak TCK 159 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgular (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Karar:2017/1907).