HMK Madde 107 kapsamında açılan belirsiz alacak davasının, 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrasında nasıl bir 'etkin hukuki koruma' sağladığını ve bu kapsamda usul ekonomisi ve hak arama özgürlüğüne katkısını açıklayınız.
7251 sayılı Kanun ile HMK 107'de yapılan değişiklikler, belirsiz alacak davasının sağladığı etkin hukuki korumayı güçlendirmiştir. Bu dava, alacaklının dava açarken alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirleyemediği veya bunun imkansız olduğu durumlarda, hukuki ilişkiyi ve asgari bir değeri belirterek dava açmasına olanak tanır. Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/13 E., 2021/431 K. sayılı kararına göre, belirsiz alacak davasının getirdiği en önemli etkin koruma, usul ekonomisi ve hak arama özgürlüğüne hizmet etmesi yanında, davacının yüksek yargılama giderlerine katlanma ve dava konusu hakkın zamanaşımına uğrama riskini azaltmasıdır. Değişiklikle, talep sonucunun belirlenmesi anının hakim tarafından tespit edilmesi ve davacıya iki haftalık kesin süre verilmesi, usul ekonomisi açısından süreci netleştirirken, davacının hakkını kaybetme endişesi olmadan dava açmasını sağlayarak hak arama özgürlüğünü genişletir. Böylece, maddi hukukta var olan bir hakkın usul hukukundaki engeller nedeniyle talep edilemez hale gelmesi engellenir.