Yargıtay'ın cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda 'gerekçeli karar hakkı'nın ihlal edildiğine dair kararlarında, mahkemelerin hangi eksikliklere düştüğünü örneklerle açıklayınız.
Yargıtay, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, mahkeme kararlarının gerekçeli olması (İHAS m.6, Anayasa m.36 ve 141, CMK m.34, 230, 288) zorunluluğunu titizlikle denetler. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 25.05.2021 tarihli, 2020/3171 E. ve 2021/3634 K. sayılı kararına göre, gerekçeli kararda 'taraf beyanlarının tekrar edilmesi dışında Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 230. maddelerinde belirtildiği şekilde gerekçe içermeyecek şekilde hüküm kurulması' bozma nedeni sayılmıştır. Yani mahkemenin, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşleri belirtmesi, mevcut delilleri tartışarak değerlendirmesi, hükme esas alınıp reddedilen delilleri açıkça göstermesi, ulaşılan kanaat ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurması zorunludur. Ayrıca, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 21.11.2017 tarihli, 2017/6180 E. ve 2017/5773 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, fiilin 'cinsel amaçlı olduğuna dair' yeterli delil bulunmadığında veya 'her bir mağdureye yönelik sabit görülen eylemlerinin nelerden ibaret olduğu ve cinsel amaçla gerçekleştirildiğini gösteren nedenler kanıtlarıyla ilişkilendirilerek' açıklanmadığında da gerekçe yetersizliği nedeniyle bozma kararı verilmektedir.