Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/2253 E., 2017/4149 K. sayılı kararında, aynı olayda hem TCK 105 (cinsel taciz) hem de TCK 103 (çocuğun basit cinsel istismarı) suçlarının söz konusu olması durumunda yapılan değerlendirmeyi ve suç vasfı tayinindeki önemi açıklayınız.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin bu kararında, sanığın 'herhangi bir bedensel temasta bulunmaksızın değişik zamanlarda birden fazla kez cinsel organını mağdureye gösterme' şeklindeki eylemlerinin TCK Madde 105'te düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Karar, bedensel temas içermeyen ancak cinsel amaç taşıyan bu tür eylemlerin cinsel taciz suçu olduğunu vurgular. Ayrıca, aynı dosyada mağdura yönelik bedensel temas içeren eylemlerin TCK 103'teki basit cinsel istismarı oluşturduğu, bu iki suçun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek eylemlerin bütün halinde zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu ifade edilmiştir. Bu durum, failin farklı zamanlarda bedensel temaslı ve temassız cinsel eylemler gerçekleştirmesi halinde, eylemlerin niteliğine göre suç vasfının doğru belirlenmesi ve tek suç yerine ayrı suçların oluşup oluşmadığının tespiti açısından büyük önem taşır.