Yargıtay kararlarında, cinsel taciz suçunda (TCK 105) sanığın fiziksel temasta bulunmadan sarf ettiği sözlerin 'cinsel amaç' taşıyıp taşımadığının tespitinde, mağdurun beyanlarının istikrarlılığı ve sanığın savunmalarının rolü nedir?
Yargıtay, cinsel taciz suçunda fiziksel temas olmaksızın sarf edilen sözlerin 'cinsel amaç' taşıyıp taşımadığının tespitinde, mağdurun beyanlarının istikrarlılığını ve sanığın savunmalarını kritik olarak değerlendirir. Ceza Genel Kurulu'nun 2020/63 E., 2020/258 K. sayılı kararında, aralarında husumet bulunmayan mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirecek bir nedenin bulunmaması, mağdurenin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarının istikrarlı ve uyumlu olması, sanığın ise katılan mağdureye söylediğini belirttiği sözlerin hayatın olağan akışı içerisinde söylenecek türden olmaması gibi hususlar birlikte değerlendirilerek cinsel taciz suçunun sabit olduğuna hükmedilmiştir. Sanığın savunmaları da bu bağlamda önemlidir; eğer sanık suçlamayı inkâr ediyor ancak mağdurun istikrarlı beyanları ve diğer delillerle destekleniyorsa, sanık savunmasının aksine karar verilebilir. Ancak, mağdurun beyanlarında çelişkiler varsa ve sanık istikrarlı olarak inkâr ediyorsa, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi uygulanabilir.