Dolandırıcılık suçunda, 'failin bir kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması' durumunda suçun oluşmayacağına dair Yargıtay içtihadını, özellikle SGK'ya yapılan sahte işe giriş bildirimleri örneği üzerinden açıklayınız.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2019/7746 E., 2021/138 K. sayılı kararı ve 2017/12598 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, dolandırıcılık suçunda, eğer failin hileli hareketi, ilgili kurumun (örneğin SGK) 'denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette' değilse, yani kurum basit bir incelemeyle gerçeği fark edebilecek durumdaysa, suçun 'hile' unsuru oluşmayabilir. SGK'ya yapılan sahte işe giriş bildirimleri örneğinde, sanıkların fiili olarak çalışmayan kişileri sigortalı göstermesi durumunda, eğer SGK'nın işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini, kişilerin gerçekten çalışıp çalışmadığını denetleme yetkisi her zaman varsa ve bu denetim imkanı fail tarafından engellenmemişse, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmadığı kabul edilmiştir. Yargıtay, 'sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması' ve 'kurumun herhangi bir araştırmasının yapılmadığı' hususlarını beraat gerekçesi olarak göstermiştir. Bu durum, hilenin mağdurun aldatılmasına elverişli ve kontrol imkanını ortadan kaldıracak düzeyde olması gerektiği ilkesinin bir yansımasıdır.