HMK Madde 107 kapsamında açılan belirsiz alacak davasında 'talep artırım dilekçesi' ile 'ıslah dilekçesi' arasındaki hukuki fark nedir? Davacının sehven birini diğerinin yerine kullanması durumunda Yargıtay'ın yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263706

Belirsiz alacak davasında (HMK 107) davacı, alacağı belirlenebilir hale geldikten sonra 'talep artırım dilekçesi' ile talebini iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırabilir. Bu, HMK 107/2'nin doğrudan tanıdığı bir haktır ve ayrıca ıslaha veya karşı tarafın rızasına gerek duymaz. 'Islah dilekçesi' (HMK 176 vd.) ise, davanın veya savunmanın tamamen veya kısmen değiştirilmesi, genişletilmesi veya daraltılması için kullanılan genel bir usuli işlemdir ve her dava türünde kullanılabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/467 E., 2021/775 K. sayılı kararında, davacı vekilinin her ne kadar dilekçesinde 'ıslah edildiğini' belirtmişse de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması ve davacı vekilinin daha sonraki beyanında bunun aslında 'talep artırım dilekçesi' niteliğinde olduğunu açıkça ifade etmesi nedeniyle, dilekçenin 'talep artırım dilekçesi' olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay, davacının sehven birini diğerinin yerine kullanması durumunda, hukuki nitelendirmeyi dosya kapsamı ve davacının gerçek iradesi doğrultusunda yaparak, davanın türüne uygun olanı uygulamaktadır.