Mağdurun beyanı dışında somut delil bulunmayan cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, mahkumiyet kararı verilmesi için Yargıtay'ın aradığı 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' kriteri nasıl yorumlanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263705

Mağdurun beyanı dışında somut delil bulunmayan cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, Yargıtay, mahkumiyet kararı için 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' kriterini arar. Bu kriter, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir tezahürüdür. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/9801 E., 2019/12380 K. sayılı kararında, 'Mağdurenin aşamalarda herhangi bir delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı' gerekçesiyle beraat yerine mahkumiyetin verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Bu kararda, sanığın istikrarlı savunmaları da dikkate alınmıştır. Yani, mağdurun beyanı delil niteliği taşısa da, tek başına ve yan delillerle desteklenmediğinde, sanığın mahkumiyeti için yeterli değildir. Hakimin vicdani kanaati, soyut iddialara veya olasılıklara değil, somut, objektif ve şüpheden arındırılmış delillere dayanmalıdır. Bu, adli hataları önlemek ve masumiyet karinesini korumak için kritik bir yaklaşımdır.