HMK Madde 107'deki belirsiz alacak davasının 'kısmi dava' olarak açılmasının mümkün olup olmadığına ilişkin doktrindeki tartışmaları ve Yargıtay'ın bu konudaki tutumunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263700

HMK Madde 107'nin (3) numaralı fıkrası yürürlükten kaldırılmadan önce, 'kısmi eda davasının açılabildiği hallerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir' hükmü, belirsiz alacak davasının kısmi dava şeklinde açılıp açılamayacağı konusunda tartışmalara yol açmıştır. Bir görüş, belirsiz alacak davasında alacağın tamamı dava edildiği ve zamanaşımı kesildiği için kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunmuştur. Ancak diğer bir görüş, kısmi dava için alacağın bölünebilir olmasının yeterli olduğunu belirtmiştir. 7251 sayılı Kanun ile 107/3'ün kaldırılmasıyla bu tereddüt giderilmek istenmiştir. Yargıtay, HMK 107 ve 109 maddelerinin farklı dava türleri olduğunu vurgulamıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı kararı uyarınca, alacak belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın, hukuki yarar yokluğundan hemen reddedilmemesi, bir eda davası niteliği taşıdığı ve kısmi dava olarak görülmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yani, HMK 109'daki kısmi dava düzenlemesinin fiilen uygulanması hala mümkündür.