Mağdurun cinsel dokunulmazlığının ihlal edildiğini iddia ettiği bir olayda, şikayetin olaydan 'hemen sonra' yapılmaması, Yargıtay kararlarında nasıl bir etki yaratmaktadır? Her somut olayda gecikmenin sebebi nasıl değerlendirilmelidir?
Yargıtay kararlarında, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda şikayetin olaydan 'hemen sonra' yapılmamasının, yani şikayet tarihi ile fiil tarihi arasında uzun bir süre geçmesinin, mağdurun iddialarının güvenilirliğini ve inandırıcılığını zedeleyebileceği kabul edilmektedir. Örneğin, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/3031 E., 2015/69 K. sayılı kararında, 'sanık hakkındaki şikayetin iddia edilen olaydan hemen sonra yapılmaması' mağdurun iddialarının güvenilirliğinin sorgulanmasına neden olacaktır. Ancak, her somut olayın özellikleri ayrı ayrı değerlendirilmeli ve gecikmenin sebebinin 'makul nedenlerle' açıklanıp açıklanamadığı incelenmelidir. Zira cinsel suçlar travmatik nitelikte olup, mağdurun olayı hemen bildirememesi, yaşadığı şok, korku, utanma veya çevresel baskı gibi nedenlerle mümkün olabilir. Bu nedenle, gecikmenin otomatik olarak iddiaların güvenilirliğini sıfırladığı kabul edilmemelidir; mağdurun bu durumuna ilişkin psikolojik ve sosyal faktörler de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.