HMK Madde 107'de düzenlenen belirsiz alacak davası için 'kategorik olarak' belirli bir dava türünün veya belirli kişilerin açtığı davaların baştan belirli veya belirsiz alacak davası olduğundan söz edilemez. Bu ilkenin iş yargılaması ve diğer alacak davalarına yansımalarını açıklayınız.
Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/397 E., 2022/701 K. sayılı kararı, 'kategorik olarak, belirli bir tür davanın veya belirli kişilerin açtığı davaların baştan belirli veya belirsiz alacak davası olduğundan da söz edilemez' ilkesini vurgular. Bu, her bir davaya konu alacak bakımından, belirsiz alacak davasına ilişkin ölçütlerin (davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenememesi veya bunun olanaksız olması gibi) somut olaya uygulanarak, belirleme yapılması gerektiği anlamına gelir. İş yargılamasında, örneğin kıdem tazminatı veya fazla çalışma ücreti gibi alacaklar, işçinin elindeki belgeler (bordro vb.) ve işverenin belge düzenleme yükümlülüğü nedeniyle genellikle belirli kabul edilirken, ayni yardımlar gibi parasal değeri net olmayan unsurlar nedeniyle belirsiz hale gelebilir. Bu ilke, hakimin her somut olayı kendi özelinde değerlendirerek dava türünü doğru belirlemesini ve hak arama özgürlüğünü en etkin şekilde korumasını amaçlar, genel ve soyut sınıflandırmalardan kaçınılmasını gerektirir.