Dolandırıcılık suçunda, sanığın 'telefon dolandırıcılığı' olarak bilinen eylemlerinin TCK Madde 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmesinin hukuki dayanağı nedir?
Telefon dolandırıcılığı olarak bilinen ve genellikle failin kendisini kamu görevlisi (polis, savcı, jandarma, mit vb.) veya banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtarak menfaat temin ettiği eylemler, 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile TCK Madde 158'e eklenen (l) bendi kapsamında 'nitelikli dolandırıcılık' suçu olarak kabul edilmektedir. Bu bendin hukuki dayanağı, Kanun koyucunun bu tür dolandırıcılıkla etkin bir şekilde mücadele etme ve kamu görevlilerine veya kurumlara duyulan güvenin istismarını önleme amacıdır (Mahmut Koca/İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, s. 755). Failin bu sıfatları kullanması, mağdurun kendisinden talep edilen hususu ciddi bir şekilde sorgulamasının önüne geçmekte ve olayın inandırıcılığını artırmaktadır. Bu nedenle, bu tür dolandırıcılıklar daha kolay işlenmekte ve daha ağır cezayı gerektirmektedir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar: 2017/11782).