HMK Madde 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılırken, davacının dava dilekçesinde kullandığı 'fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere' veya 'şimdilik şu kadarını dava ediyorum' gibi ifadelerin dava türünün belirlenmesindeki rolü nedir? Kısmi dava ve belirsiz alacak davası ayrımı bağlamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263666

Dava dilekçesinde 'fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere' veya 'şimdilik şu kadarını dava ediyorum' gibi ifadeler, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulu 2019/853 E., 2020/907 K. ve 2021/485 E., 2021/971 K.). Ancak, belirsiz alacak davasının niteliği gereği istisnai bir dava türü olması nedeniyle, davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişinin bunu açıkça dilekçesinde belirtmesi gerekir. Eğer dava dilekçesinde belirsiz alacak davası şeklinde açık bir beyan bulunmuyorsa ve bu tür ifadeler yer alıyorsa, dava kural olarak 'kısmi dava' olarak nitelendirilir. Hukuk Genel Kurulu 2021/485 E., 2021/971 K. sayılı kararda, davacı vekilinin duruşmada 'davamız belirsiz alacak davasıdır' şeklinde beyanda bulunmasına rağmen, dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası şeklinde bir beyan bulunmadığı için davanın kısmi dava şeklinde açıldığı kabul edilmiştir. Bu, dava türünün belirlenmesinde dilekçedeki açık beyanların ve talep sonucunun bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.