Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun cinsel taciz suçunda (TCK 105) failin cinsel amaçla hareket edip etmediğinin tespitinde 'sosyal hayatın gerekleri', 'tarafların konumları' ve 'aralarındaki ilişki' gibi sübjektif kriterleri nasıl değerlendirdiğini örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #263662

Ceza Genel Kurulu, cinsel taciz suçunda failin cinsel amaçla hareket edip etmediğini belirlerken, eylemin gerçekleştiği tüm koşulları objektif ve sübjektif kriterler ışığında değerlendirir. Yargıtay CGK 2020/63 E., 2020/258 K. ve 2023/544 E., 2024/38 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, 'sosyal hayatın gerekleri', 'failin sarf ettiği söz ve davranışların niteliği', 'gerçekleşme biçimi', 'tarafların konumları', 'aralarındaki ilişki' gibi hususlar birlikte nazara alınır. Örneğin: (1) Sosyal hayatın gerekleri: Ahlaki kurallara uygun evlenme teklifi veya nazikane beğeni ifadeleri cinsel taciz oluşturmazken, kaba ve rahatsız edici üslupla veya teklifin reddedilmesine rağmen eylemin sürdürülmesi halinde cinsel taciz oluşur. (2) Tarafların konumu ve ilişki: Sanığın imam nikahlı eşi başka şehirde çalışırken, kendisiyle akrabalık ilişkisi bulunmayan bir kadına 'Yatakta ödeşiriz' demesi, cinsel taciz olarak kabul edilmiştir (CGK 2020/63 E., 2020/258 K.). Benzer şekilde, aralarında duygusal ilişki bulunmayan ve yaş farkı olan evli sanığın bekar şikayetçiye 'hoşlandığını, sevdiğini, kanının kaynadığını' söylemesi cinsel taciz kabul edilmiştir (CGK 2018/601 K.). Bu kriterler, eylemin cinsel amaç taşıyıp taşımadığının somut olay bazında, geniş bir bakış açısıyla belirlenmesini sağlar.