Yargıtay'ın cinsel taciz suçunda (TCK 105) teşhir suretiyle işleme (TCK 105/2-e) ve hayasızca hareketler suçu (TCK 225) arasındaki ayrımı nasıl yaptığı ve bu ayrımın hukuki sonuçlarını açıklayınız.
Yargıtay, cinsel taciz suçunun teşhir suretiyle işlenmesi (TCK 105/2-e) ile TCK Madde 225'te düzenlenen hayasızca hareketler suçu arasındaki temel farkı, eylemin belirli bir kişiyi hedef alıp almadığına ve cinsel amaç taşıyıp taşımadığına göre yapar. TCK 105/2-e'deki teşhir, belirli bir kişiye yönelik cinsel amaçlı taciz eylemini ifade eder. Örneğin, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/24302 E., 2024/2758 K. sayılı kararında, sanığın doğrudan şikayetçiyi hedef alarak cinsel organını göstermesinin cinsel taciz suçu kapsamında kaldığı belirtilmiştir. Buna karşılık, hayasızca hareketler suçu (TCK 225), genel ahlaka ve adaba aykırı, aleniyet içeren ve belirli bir kişiyi hedef almayan (veya amacı bu olmayan) teşhir eylemlerini kapsar. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/3380 E., 2016/2793 K. sayılı kararında, sanığın hiçbir bedensel temasta bulunmaksızın cinsel organını gösterme şeklindeki eylemlerinin TCK 105'teki cinsel tacizi oluşturduğu, bu eylemin belirli bir kişiyi hedef alması nedeniyle TCK 225'teki hayasızca hareketler suçu ile fikri içtima (TCK 44) kuralları gereğince en ağır cezayı öngören TCK 105'in uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Temel ayrım, eylemin 'belirli bir kişiye yönelik cinsel amaçlı' olup olmadığıdır.