Mağdur veya şikayetçinin beyanları arasında çelişki bulunması veya beyanların somut delillerle desteklenmemesi durumunda, Yargıtay'ın cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda hüküm kurma yaklaşımı nedir?
Yargıtay, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, mağdur veya şikayetçinin beyanlarının hükme esas alınabilmesi için 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı' olmasını şart koşar. Beyanlar arasında çelişki bulunması, bu beyanların delil olarak inandırıcılığının ve güvenilirliğinin kaybolmasına neden olur. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/1679 E., 2018/1557 K. sayılı kararında, mağdurelerin aşamalardaki çelişkili anlatımları nedeniyle sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Ayrıca, mağdurun beyanlarının yan delillerle (tıbbi rapor, tanık beyanları, kamera kaydı vb.) desteklenmemesi ve sanığın istikrarlı bir şekilde suçlamayı inkâr etmesi durumunda, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi uygulanarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/14-711 E., 2014/530 K. sayılı kararında, katılanların anlatımı dışında yargılamaya konu eylemlerin gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir delilin dosya içerisinde bulunmaması bozma nedeni olarak belirtilmiştir.