TCK Madde 158/1-g bendinde düzenlenen 'basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle' işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda 'bireysel iletişim araçları'nın bu kapsamda yer alıp almadığını Ceza Genel Kurulu kararları ışığında açıklayınız.
TCK Madde 158/1-g bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda, 'basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle' ifadesi, TCK'nın 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki tanıma göre 'yazılı, görsel, işitsel ve elektronik her türlü kitle iletişim aracıyla yapılan yayınları' içermektedir. Ceza Genel Kurulu'nun 2021/68 K. sayılı kararı gibi birçok kararda belirtildiği üzere, 'bireysel iletişim araçları' bu kapsamın dışında bırakılmıştır. Yani, radyo, televizyon, gazete ve internet gibi 'kitlesel boyutta ileti dağıtabilen' araçlar bu kapsamda değerlendirilirken, telefon, e-posta gibi kişisel iletişim araçları, suçun icrasını kolaylaştırmaları tek başına bu nitelikli hali oluşturmaz. Suçun oluşabilmesi için, kitle iletişim aracının kullanılması ve bu kullanımın suçun işlenmesini kolaylaştırması, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve mağdurun aldatılmasında etkili olması gerekmektedir.